YTO Ameliyatı: Nedir? Kimlere Yapılır? Nasıl Yapılır?

YTO Ameliyatı: Nedir? Kimlere Yapılır? Nasıl Yapılır?

 

Yüksek tibial osteotomi (YTO) ameliyatı, özellikle O bacak deformitesi ve dizin iç kısmında kıkırdak aşınması bulunan uygun hastalarda bacak dizilimini düzelterek diz eklemindeki yük dağılımını yeniden düzenlemeyi amaçlayan eklem koruyucu bir cerrahi yöntemdir. YTO ameliyatı ile dizin aşınmış iç bölümüne binen yük azaltılarak daha sağlıklı bölgelere aktarılır; böylece ağrının azaltılması, hastanın kendi diz ekleminin korunması ve diz protezi ihtiyacının mümkün olduğunca geciktirilmesi hedeflenir. Ameliyat kararı; bacak eğriliğinin derecesi, kıkırdak hasarının yeri, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve uzun bacak röntgenleriyle yapılan mekanik aks değerlendirmesine göre kişiye özel olarak planlanır.

 

Yüksek Tibial Osteotomi (YTO) Ameliyatı Nedir?

Yüksek tibial osteotomi (YTO), bacak eğriliğini düzeltmek ve diz eklemine binen yükün dağılımını değiştirmek amacıyla yapılan bir ameliyattır. Özellikle O şeklinde bacak yapısı olan kişilerde uygulanır. O bacak yapısında vücut ağırlığı dizin iç tarafına normalden daha fazla binebilir. Bu durum yıllar içerisinde dizin iç tarafındaki kıkırdakların daha hızlı aşınmasına ve kireçlenmesine neden olabilir.

YTO ameliyatında bacağın eğriliği düzeltilerek yükün dizin aşınmış olan iç tarafından daha sağlıklı bölgelere aktarılması amaçlanır. Böylece hastanın kendi diz eklemini mümkün olduğunca uzun süre kullanabilmesi hedeflenir. Bu nedenle YTO’yu yalnızca bir “bacak düzeltme ameliyatı” olarak değil, aynı zamanda diz eklemini koruyucu bir ameliyat olarak değerlendirmek gerekir.

 

YTO Ameliyatı Başarılı Bir Ameliyat mıdır?

Doğru hastaya uygulandığında YTO, hastanın kendi dizini koruyabilmek için oldukça etkili bir ameliyattır. Bilimsel çalışmalar YTO sonrasında hastaların büyük bölümünde ağrının azaldığını, günlük yaşam fonksiyonlarının iyileştiğini ve aktif yaşama dönüşün mümkün olduğunu göstermektedir.

Uzun dönem sonuçlarına bakıldığında, ameliyattan 10 yıl sonra her 100 hastanın yaklaşık 75–90’ı diz protezi olmadan kendi dizini kullanmaya devam edebilmektedir. Ancak burada en önemli nokta doğru hasta seçimidir. İleri derecede ve dizin tamamını etkileyen kireçlenmesi bulunan bir hasta ile yalnızca dizin iç tarafında kıkırdak aşınması bulunan ve buna O bacak eğriliği eşlik eden aktif bir hasta aynı şekilde değerlendirilmemelidir.

Ben YTO kararı verirken hastanın yalnızca yaşına bakmıyorum. Bacağın ne kadar eğri olduğu, eğriliğin nereden kaynaklandığı, dizdeki kıkırdakların durumu, hastanın aktivite düzeyi ve beklentileri birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle bazen 20’li yaşlarında belirgin bacak eğriliği bulunan bir hasta YTO için uygun olabilirken, bazen de 60 yaşında aktif, dizinin diğer bölümleri sağlıklı ve yalnızca iç tarafta kıkırdak aşınması bulunan bir hasta YTO için uygun bir aday olabilir.

 

YTO Ameliyatı Kimlere Yapılır?

YTO ameliyatı her diz ağrısı veya diz kireçlenmesi olan hastaya yapılmaz. Doğru hasta seçimi ameliyatın başarısı açısından oldukça önemlidir. Özellikle O şeklinde bacak eğriliği bulunan, dizin iç tarafında kıkırdak aşınması gelişmiş ancak dizin diğer bölümleri hâlen sağlıklı olan hastalar bu ameliyat için uygun olabilir. YTO ameliyatında kesin bir yaş sınırı yoktur. Hastanın yaşından çok diz ekleminin durumu, bacak eğriliğinin derecesi ve kişinin ne kadar aktif olduğu önemlidir.

Örneğin 60 yaşında ancak aktif bir hastanın dizinde ileri derecede yaygın bir kireçlenme olmayabilir. Kireçlenme yalnızca dizin iç tarafındaysa ve bacak eğriliği nedeniyle bu bölgeye fazla yük biniyorsa, uygun hastalarda doğrudan diz protezi yapmak yerine YTO ameliyatı düşünülebilir.

Bunun tam tersi olarak bazen 20’li yaşlarda, henüz belirgin diz ağrısı veya kireçlenmesi olmayan ancak bacaklarının eğriliğinden rahatsız olan hastalar da başvurabilir. Bu hastalarda ameliyat kararı yalnızca bacağın dışarıdan nasıl göründüğüne bakılarak verilmez.

 

YTO Ameliyatı Diz Protezine Alternatif midir?

Uygun hastalarda evet. YTO ameliyatının en önemli avantajlarından biri hastanın kendi diz ekleminin korunmasıdır. Özellikle genç ve aktif bir hastada dizin yalnızca iç tarafında kıkırdak aşınması varsa, erken yaşta diz protezi yapmak yerine hastanın kendi dizini koruyabilecek tedaviler öncelikle değerlendirilmelidir.

Bazı hastalar YTO ameliyatından sonra uzun yıllar diz protezine ihtiyaç duymadan hayatlarına devam edebilir. Bazı hastalarda ise yıllar içerisinde kireçlenme ilerleyebilir ve daha sonra diz protezi gerekebilir. Bu nedenle YTO’nun amacı hastayı hayatı boyunca kesin olarak diz protezinden kurtarmak değildir. Amaç hastanın kendi dizini mümkün olduğunca uzun süre kullanmasını sağlamak ve diz protezi ihtiyacını geciktirmektir.

Bilimsel çalışmalarda, uygun hastalarda YTO ameliyatından 10 yıl sonra her 100 hastanın yaklaşık 75–90’ının diz protezine ihtiyaç duymadan kendi dizini kullanmaya devam ettiği bildirilmiştir.

 

YTO Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bu ameliyatı hastalarıma anlatırken genellikle bir ağaç dalını esnetme örneğini kullanıyorum. Kaval kemiğinin diz eklemine yakın bölümünde kemiğin bir tarafına kontrollü bir kesi yapılır. Kemiğin diğer tarafı ise tamamen kesilmez ve sağlam bırakılır.

Daha sonra kemik, bir ağaç dalını kırmadan yavaşça esnetir gibi kontrollü olarak açılır. Böylece bacağın eğriliği planlanan miktarda düzeltilir. Ne kadar düzeltme yapılacağı ameliyattan önce çekilen uzun bacak röntgenleri üzerinden hesaplanır. Her hastanın bacak yapısı farklı olduğu için yapılacak düzeltme miktarı da kişiye özel olarak planlanır.

Kemik istenilen pozisyona getirildikten sonra bu pozisyonda kaynayabilmesi için kemiğin yan tarafına bir plak yerleştirilir ve vidalarla sabitlenir.

 

YTO Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Her ameliyatta olduğu gibi YTO ameliyatının da bazı riskleri vardır. Enfeksiyon, yara iyileşme problemi, damarlarda pıhtı oluşması, damar veya sinir yaralanması gibi genel ameliyat riskleri görülebilir. YTO’da kemik kesilerek yeniden kaynaması beklendiği için kemiğin geç kaynaması veya nadiren hiç kaynamaması da karşılaşılabilecek sorunlar arasındadır.

Ayrıca bacak eğriliğinin planlanandan az veya fazla düzeltilmesi ameliyatın uzun dönem sonucunu etkileyebilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde uzun bacak röntgenleriyle doğru planlama yapılması oldukça önemlidir. Uygun hasta seçimi, doğru cerrahi planlama ve ameliyat sonrası düzenli takip ile saymış olduğumuz bu komplikasyonların görülme oranı %5’in altındadır.

 

YTO Ameliyatı Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürer?

Ameliyattan sonraki ilk iki hafta genellikle yaranın iyileşmesi, şişliğin azalması ve ağrının kontrol altına alınması sürecidir. Bu dönemde diz hareketlerine başlanır. İkinci haftadan sonra fizik tedavi süreci daha aktif hâle gelir.

Fizik tedavide diz hareketlerinin korunması, ameliyat nedeniyle zayıflayan kasların tekrar güçlendirilmesi ve hastanın normal yürüme düzenine dönmesi hedeflenir. Yaklaşık 6. hafta civarında çekilen röntgenlerde yeterli kemik iyileşmesi görülüyorsa tam yük vermeye geçilebilir. Tam iyileşme süresi ise hastanın yaşına, kemik yapısına, yapılan düzeltmenin miktarına ve günlük aktivite düzeyine göre değişebilir.

 

Ameliyatta Takılan Plak ve Vidalar Çıkarılır mı?

Her hastada çıkarılması gerekmez. Ameliyatta kullanılan plak ve vidaların görevi, düzeltilen kemiği kaynayana kadar doğru pozisyonda tutmaktır. Kemik tamamen kaynadıktan sonra implantların görevi büyük ölçüde tamamlanmış olur. Ancak plak hastayı rahatsız etmiyorsa çıkarılması şart değildir ve ömür boyu vücutta kalabilir. Bazı hastalarda, özellikle zayıf kişilerde, plak cilt altında hissedilebilir veya bulunduğu bölgede rahatsızlık oluşturabilir. Böyle bir durumda kemik tamamen kaynadıktan sonra plak ve vidaların çıkarılması düşünülebilir. Kendi pratiğimde çıkarılması gereken plakları genellikle ameliyattan yaklaşık 1 yıl sonra, kemiğin tamamen kaynadığından emin olduktan sonra değerlendirmeyi tercih ediyorum.

 

Ameliyat Sonrası Diz Bükülebilir mi?

Evet. Burada iki konuyu birbirinden ayırmak gerekir: Dizi hareket ettirmek ve ayağın üzerine yük vermek aynı şey değildir. Kendi uyguladığım tedavi protokolünde, yalnızca YTO ameliyatı yapılmış hastalarda dizin açılıp kapanmasına belirli bir derece sınırı koymuyorum. Hastanın ağrısının izin verdiği ölçüde erken dönemde dizini tamamen açmasını ve bükmesini istiyorum. Ancak hasta dizini hareket ettirebilse bile kemiğin yeterli şekilde kaynamasına kadar ameliyatlı bacağa verdiği yük kontrollü olarak artırılır. Ameliyat sırasında menisküs veya kıkırdağa yönelik ek bir işlem yapılmışsa rehabilitasyon programı değişebilir.

 

Ameliyat Sonrası Ne Zaman Yürünür?

Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü ayağa kaldırılır. Ancak kemikte kontrollü bir kesi yapıldığı için ilk haftalarda ameliyatlı bacağa tam yük verilmez. Hasta koltuk değnekleriyle yürür ve başlangıçta ayağını yere kontrollü şekilde temas ettirir. Sonraki kontrollerde röntgen çekilerek kemiğin kaynama durumu değerlendirilir. Kemik iyileştikçe hastanın ayağına verdiği yük aşamalı olarak artırılır. Kendi uygulamamda, röntgenlerde yeterli kemik iyileşmesini gördüğüm hastalarda yaklaşık 6. hafta civarında tam basmaya geçiyorum. Ancak kemik herkes için aynı hızda kaynamaz. Bu nedenle tam yük verme zamanı yalnızca takvime bakılarak değil, hastanın kontrol röntgenlerine göre belirlenir.

 

Ameliyattan Sonra Spor Yapılabilir mi?

Evet. YTO ameliyatının önemli amaçlarından biri hastanın aktif yaşamına geri dönebilmesidir. Bilimsel çalışmalarda YTO ameliyatı sonrasında hastaların yaklaşık %80–90’ının yeniden sportif aktivitelere dönebildiği bildirilmiştir. Ancak her hastanın aynı spora ve aynı seviyede döneceği anlamına gelmez. Bisiklet, yüzme ve kontrollü egzersizler daha erken dönemde başlanabilecek aktiviteler arasındadır. Koşu, futbol, tenis ve benzeri dize daha fazla yük bindiren sporlara dönüş ise daha geç dönemde değerlendirilir. Spora dönüş kararını verirken yalnızca ameliyattan sonra geçen süreye bakılmaz. Kemiğin tamamen kaynamış olması, diz hareketlerinin normale dönmesi ve kasların yeterince güçlenmiş olması gerekir.

 

Bacak Eğriliğinin Derecesi Nasıl Ölçülür?

Bacak eğriliğini objektif olarak değerlendirebilmek için ayakta basarak bacak uzunluk röntgeni çekilir. Bu röntgende kalça ekleminden ayak bileğine kadar bütün bacak tek görüntü içerisinde görülür. Böylece vücut ağırlığının kalçadan ayak bileğine doğru hangi hat üzerinden aktarıldığı ve bacakta ne kadar eğrilik bulunduğu ölçülebilir. Aynı zamanda eğriliğin kaval kemiğinden mi, uyluk kemiğinden mi veya her ikisinden mi kaynaklandığı değerlendirilir. Özellikle genç ve ağrısı olmayan hastalarda bu ölçümler çok önemlidir. Belirgin bir eğrilik saptanması durumunda hastanın yaşı, beklentileri ve eklemin durumu birlikte değerlendirilerek ameliyat kararı verilebilir. Her bacak eğriliğinin ameliyat edilmesi gerekmez.

 

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk

Yazar: Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


Önceki BlogÖn Çapraz Bağ Ameliyatı: Tedavisi ve Ameliyatı
Sonraki BlogFulkerson Ameliyatı: Kimlere Yapılır? Nasıl Karar Verilir?

PubMed Logo - Bilimsel Yayınlar Yayınları

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk
Bilimsel Yayın Sayısı: 10

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk’ün ortopedi alanındaki bilimsel yayınlarını ve akademik çalışmalarını inceleyin.

Bilimsel Yayınları

Google Logo Hasta Yorumları

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk
4.7 Stars

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk hakkında gerçek hasta yorumlarını okuyarak deneyimleri keşfedin.

Hasta Yorumları

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk İletişim Bilgileri:

Medical Park Maltepe Hastanesi, Cevizli Mahallesi Bağdat Caddesi No:547 Maltepe / İstanbul

Telefon / WhatsApp: 0536 452 53 77

Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk Sosyal Medya Hesapları:

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.

Telif Hakkı © 2026 Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk. Tüm hakları saklıdır. | Powered by Mad Men Agency

Editör İletişim: 0536 452 53 77 | Son Güncellenme Tarihi: 13-06-2026 14:20:42
Hızlı Randevu Al Canlı Destek