Kalça Artroskopisi: Nedir? Nasıl Yapılır? Riskleri?
Kalça artroskopisi kalça eklemi içindeki sorunların küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletlerle tedavi edildiği kapalı cerrahi yöntemidir.
Kasık ağrısı nedeniyle muayeneme gelen hastaların önemli bir kısmı benzer cümlelerle söze başlıyor:
- 'Hocam, uzun zamandır kasık ağrım var. Siz başvurduğum 8. doktorsunuz, bir türlü teşhis konulamadı.'
- 'MR'ımda labrum yırtığı var. Ameliyat olmam şart mı?'
- 'Röntgenimde kemikte uyumsuzluk görüldü ama hiç ağrım yok. Yine de ameliyat olmalı mıyım?'
- 'Ameliyat olmazsam kalçamda kireçlenme olur mu?'
- 'Kalçam için fizik tedaviye gittim, daha kötü oldum. Ne yapmalıyım?'
Aslında bu soruların tek bir cevabı yok. Çünkü MR'da görülen her labrum yırtığı ameliyat gerektirmez. Aynı şekilde her kasık ağrısının nedeni de kalça eklemi değildir. Bazen bel fıtığı, kasık fıtığı, idrar yolu hastalıkları ya da kadınlarda görülen jinekolojik problemler de benzer şikâyetlere yol açabilir.
Henüz ağrısı olmayan ancak kemikte uyumsuzluk görülen hastalar, doğru yönlendirmelerle ömür boyu hiçbir şikâyet yaşamadan hayatlarına devam edebilir. Ayrıca gittiğiniz fizik tedavi uzmanının veya fizyoterapistinizin bu hastalığı tanıyor ve tedavisi konusunda deneyimli olması da büyük önem taşımaktadır.
Kısacası kalça artroskopisi, doğru hastaya doğru zamanda uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar veren modern bir cerrahi yöntemdir. Ancak bu başarının temelinde, ameliyatın kendisinden çok doğru tanı ve doğru hasta seçimi yer alır.
Bu yazıda, kalça artroskopisi hakkında hastalarımın bana en sık yönelttiği soruları, günlük pratiğimde edindiğim deneyimler ve güncel bilimsel bilgiler ışığında sade bir dille cevaplamaya çalışacağım.
İçindekiler:
Kalça Artroskopisi Nedir?
Kalça artroskopisi, kalça eklemi içerisine yaklaşık 1 santimetrelik küçük cilt kesilerinden kamera ve özel cerrahi aletlerle girilerek gerçekleştirilen kapalı cerrahi yöntemidir.
Diz ve omuz artroskopisi uzun yıllardır yaygın olarak uygulanmasına rağmen, kalça artroskopisi daha yeni gelişen bir cerrahi alandır. Bunun en önemli nedeni, kalça ekleminin vücudun en derin yerleşimli ve en sıkı eklemlerinden biri olmasıdır. Bu nedenle ameliyat sırasında eklem içerisine güvenli şekilde ulaşabilmek için özel bir traksiyon sistemi kullanılarak eklem yüzeyleri birbirinden kontrollü olarak uzaklaştırılır.
Günümüzde gelişen teknoloji ve cerrahi deneyim sayesinde, kalça eklemi içerisindeki ve etrafındaki birçok problem küçük kesilerle tedavi edilebilmektedir. Açık cerrahiye göre daha az yumuşak doku hasarı oluşturması, daha düşük kanama riski, daha küçük cilt izleri ve daha hızlı iyileşme süreci sağlaması önemli avantajlarıdır. Cerrahın deneyimi, doğru hasta seçimi ve ameliyat sonrası rehabilitasyon programına uyum, tedavinin başarısını doğrudan etkileyen en önemli faktörlerdir.
Kalça Artroskopisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?
Günümüzde hem kalça eklemi içerisindeki hem de kalça çevresindeki birçok hastalık kapalı, yani endoskopik yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilmektedir.
Eklem içindeki en sık tedavi edilen hastalıklar; femoroasetabular sıkışma (FAI), labrum yırtıkları ve eklem içerisindeki serbest kıkırdak veya kemik parçalarıdır.
Bunun yanında kalça çevresindeki bazı hastalıklar da endoskopik yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Bunların başlıcaları trokanterik bursit, gluteus medius ve gluteus minimus tendon yırtıkları, iç veya dış snapping hip (kalçadan ses gelmesi) ve piriformis sendromudur.
Kimler İçin Uygundur?
Kalça artroskopisinin başarısını belirleyen en önemli faktör doğru hasta seçimidir. Doğru hastaya uygulandığında başarı oranı oldukça yüksektir.
Genel olarak 50-55 yaşın altında, kalça hareketleriyle ortaya çıkan kasık ağrısı bulunan, fizik muayene bulguları ile şikâyetleri uyumlu olan, kalça ekleminde belirgin kireçlenme ve eklem aralığında daralma olmayan, kalça displazisi yani kalça yuvasının sığ olması bulunmayan hastalar kalça artroskopisi için daha uygun adaylardır. Gerekli görülen durumlarda yapılan tanısal kalça enjeksiyonu sonrasında ağrının belirgin şekilde azalması da tanıyı destekleyen önemli bulgulardan biridir.
Sonuç olarak, kalça artroskopisi kararı yalnızca MR veya röntgen görüntülerine göre verilmez. Hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları ve görüntüleme sonuçlarının birbiriyle uyumlu olması, başarılı bir tedavi için en önemli kriterdir.
Kimler İçin Uygun Değildir?
Bazı hastalarda kalça artroskopisi tek başına yeterli olmayabilir veya uygun tedavi seçeneği olmayabilir.
Örneğin ileri derecede kalça kireçlenmesi bulunan hastalarda artroskopiden beklenen fayda oldukça sınırlıdır. Bu hastalarda zaman içerisinde kalça protezi gerekebilir.
Benzer şekilde belirgin kalça displazisi olan hastalarda sorun yalnızca labrum yırtığı değildir. Kalça yuvasının femur başını yeterince örtememesi nedeniyle eklemde instabilite gelişir. Böyle hastalarda yalnızca artroskopi yapmak çoğu zaman yeterli değildir. Gerekli görülen olgularda, kalça örtünmesini artırmaya yönelik periasetabular osteotomi (PAO) gibi ek cerrahi yöntemler planlanabilir.
Kalça Artroskopisi Öncesinde Hangi Tetkikler Yapılır?
Kalça artroskopisi planlanan hastalarda öncelikle ayrıntılı bir muayene yapılır. Ardından tanıyı doğrulamak ve cerrahi planlamayı yapabilmek için röntgen, manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve bilgisayarlı tomografi (BT) incelemeleri kullanılır. Gerekli görülen durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme için 3 Tesla MR tercih edilebilir.
Bazı hastalarda ise ağrının gerçekten kalça ekleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak amacıyla tanısal kalça enjeksiyonu uygulanabilir. Lokal anestezik ile yapılan bu işlem sonrasında ağrının belirgin şekilde azalması, şikâyetin kalça ekleminden kaynaklandığını destekleyen önemli bir bulgudur.
Kalça Artroskopisi Nasıl Yapılır?
Kalça artroskopisi, genel anestezi altında yapılan kapalı bir ameliyattır. Cerrahi işlem ortalama 1,5 saat sürse de; anestezi hazırlığı, hastanın özel traksiyon masasına yerleştirilmesi ve ameliyat sonrası uyanma süreciyle birlikte ameliyathanede geçirilen toplam süre yaklaşık 3-4 saati bulabilir.
Ameliyat sırasında kalça eklemine güvenli şekilde ulaşabilmek için özel bir traksiyon sistemi kullanılarak eklem yüzeyleri kontrollü olarak birbirinden uzaklaştırılır. Daha sonra yaklaşık 1 cm'lik küçük kesilerden kamera ve özel cerrahi aletler ile eklem içerisine girilir. Sorun ayrıntılı olarak değerlendirildikten sonra gerekli cerrahi işlemler uygulanır. Çoğu zaman belirgin bir ameliyat izi kalmaz.
Kalça Artroskopisinin Riskleri Nelerdir?
Her cerrahi girişimde olduğu gibi kalça artroskopisinin de bazı riskleri bulunmaktadır. Ancak deneyimli merkezlerde bu komplikasyonların görülme oranı oldukça düşüktür.
Cerrahiye bağlı enfeksiyon riski yüzde 1'in altındadır. Bazı hastalarda portal giriş yerlerine bağlı olarak uyluğun ön veya dış kısmında geçici uyuşukluk görülebilir. Bu durum çoğunlukla birkaç hafta veya birkaç ay içerisinde tamamen düzelir.
Kalça artroskopisini diğer artroskopik ameliyatlardan ayıran en önemli özellik, ameliyat sırasında traksiyon uygulanmasıdır. Traksiyona bağlı olarak sinirlerin geçici gerilmesi nedeniyle bacakta uyuşukluk, his değişikliği veya kas güçsüzlüğü görülebilir. Çok nadir olarak erkek hastalarda geçici ereksiyon problemi veya genital bölgede his değişikliği gelişebilir. Günümüzde modern traksiyon sistemleri ve cerrahi sürenin kısalması sayesinde bu komplikasyonlar oldukça seyrek görülmektedir.
Kendi cerrahi pratiğimde bu komplikasyonlarla yaklaşık %1 oranında karşılaşıyorum ve bugüne kadar gelişen tüm nörolojik şikâyetler takip sürecinde tamamen düzelmiştir.
Başarı Oranı Nedir?
Ameliyatsız Tedavi Mümkün müdür?
Ameliyat Sırasında Metal Takılır mı?
Ameliyat Sonrası Hastanede Kaç Gün Kalınır?
Ameliyat Sonrası Ağrı Çok Olur mu?
Ameliyat Sonrası Fizik Tedavi Gerekli midir?
Günlük Yaşama Ne Zaman Dönülür?
Sporcular Ne Zaman Spora Dönebilir?
Koltuk Değneği Ne Kadar Kullanılır?
Yazar: Op. Dr. Muhammed Bilal Kürk
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı


(6 Yorum)